Mahalle'yi Dubai'de kurduğumuz ilk aylardı. Türkiye'den ilk konteynerimiz yoldaydı. İçinde kadın kooperatiflerinden ve geleneksel yöntemlerle üretim yapan üreticilerden tek tek seçtiğimiz ürünler vardı. Açıkçası rafları dolduracağımız günü iple çekiyorduk.
Konteyner limana vardı ama ürünler rafa ancak iki hafta sonra çıkabildi.
Dubai'de gıda ithalatı gümrükte bitmiyor
Türkiye'de ithalat deyince insanın aklına önce gümrük gelir. Evrak tamamsa, vergi ödendiyse mal çıkar. Dubai'de gıda için bu sadece işin yarısı.
Diğer yarısı belediye. Her ürünü, hatta aynı ürünün her çeşidini Dubai Belediyesi'nin sistemine ayrı ayrı kaydedip onay almanız gerekiyor, üstelik mal yola çıkmadan önce. Konteyner limana geldiğinde belediyeden bir denetçi gelip ürünleri yerinde kontrol ediyor. Kısacası konteyner hem gümrükten hem belediyeden geçmek zorunda.
Bu kontrollerin ne kadar yaygın olduğunu bir rakam iyi anlatıyor. Dubai Belediyesi sadece 2024'te 461.875 gıda konteynerini denetlediğini açıkladı. Bu konteynerlerde yaklaşık iki milyon ürün varmış.
Bizim başımıza gelen
Biz bunu biliyorduk ve hazırlığımızı ona göre yapmıştık. Buna rağmen ilk denetimde ürünlerimiz takıldı. Etikette ufacık bir detayı atlamıştık.
BAE'de paketli gıda etiketleri UAE.S 9 adındaki ulusal standarda göre hazırlanıyor. Arapça bilgi zorunlu. İçindekiler, alerjenler, menşe ülke, saklama koşulları, üretim ve son kullanma tarihi gibi bilgilerin hepsi belli kurallarla yazılmalı. Bunlardan biri eksik olursa ya da belediyeye kayıtta verdiğiniz bilgi ambalajda yazanla tutmazsa ürün geçmiyor.
Ürünleri yeniden etiketledik. Bunun için ayrıca işçilik ödedik ve epey zaman kaybettik. Ürünler rafa 15 gün geç çıktı.
Yeni açılmış bir markette iki hafta boş raf kimsenin istemeyeceği bir şey. Kaybedilen satış bir yana, müşteri ilk geldiğinde ne gördüyse aklında o kalıyor. Gıdada işin bir de raf ömrü tarafı var. Ürün limanda beklerken son kullanma tarihi yaklaşmaya devam ediyor.
Bugün olsa ne yapardım
O detayı limanda, denetçinin kontrolünde fark ettik. Halbuki bunu Türkiye'de, ambalaj daha matbaaya gitmeden yakalayabilirdik.
Bugün aynı işi yapsam her ürünün etiketini üretime girmeden önce BAE standardına göre tek tek kontrol ettirirdim. Belediyeye kayıt sırasında verdiğimiz bilgilerle ambalajda yazanların birebir aynı olduğundan da emin olurdum.
Bir de ilk sevkiyatın daha sıkı denetleneceğini baştan kabul edip takvimi ona göre kurardım. Sistem yeni ürünlere ve yeni ithalatçılara daha dikkatli bakıyor. Birkaç sevkiyat sorunsuz geçtikten sonra işlerin hızlandığını biz de gördük.
İlk sevkiyattan önce bakmanızı önereceğim birkaç şey
- Her ürünün her çeşidi ayrı bir kayıt demek. Beş aromalı bir ürün grubunuz varsa beş ayrı kayıt yapmanız gerekecek.
- Etiket tasarımını matbaaya göndermeden önce BAE etiket standardını bilen birine kontrol ettirin. Arapça kısmı da unutmayın.
- Kayıtta verdiğiniz bilgilerle ambalajda yazanları yan yana koyup karşılaştırın. Gramaj, içindekiler, tarihler, hepsi aynı olmalı.
- Lansman tarihini verirken ilk sevkiyattaki denetim ve olası bir düzeltme için kendinize pay bırakın.
- Raf ömrü kısa ürünlerde limanda geçecek birkaç günün size kaça patlayacağını önceden hesaplayın.
Seride bir sonraki yazı
Bir sonraki yazıda başka bir sevkiyatımızı anlatacağım. Bu sefer ürünün üzerinde yazan raf ömrü BAE'nin izin verdiği süreden uzundu ve ürün yine limanda kaldı.
Siz de Körfez'e ilk sevkiyatınızı planlıyorsanız ürünleriniz için uyumluluk tarafını birlikte haritalayabiliriz. Ticaret danışmanlığımıza buradan bakabilirsiniz.
Yazar hakkında: Burak Arcan, Körfez'e açılan üreticilerle çalışan Dubai merkezli danışmanlık şirketi Arcus Consulting'in kurucusu. Daha önce Dubai'de Türk gıda şirketi Mahalle'yi kurdu, büyüttü ve sattı.
